baba oğul
Would you like to react to this message? Create an account in a few clicks or log in to continue.

İNGİLİZCE KELİMELER VE ANLAMLARINA ÇALIŞALIM

Aşağa gitmek

İNGİLİZCE KELİMELER VE ANLAMLARINA ÇALIŞALIM Empty İNGİLİZCE KELİMELER VE ANLAMLARINA ÇALIŞALIM

Mesaj  Admin Paz Mayıs 12, 2019 5:55 am



glitches:1 Genel glitches i. küçük teknik problem
novo :1 Genel ex novo (from the beginning) zf. en baştan
2 Hukuk de novo sil baştan
3 Medikal de novo yeniden
4 Medikal de novo doğuştan olmayan
5 Medikal de novo baştan
6 Biyoloji de novo yeni
7 Biyoloji de novo daha önce görülmeyen
8 Biyokimya de novo synthesis yeniden bireşim
9 Biyokimya de novo synthesis yeniden yapım

screenshot :1 Bilgisayar screenshot ekrandaki görüntünün resmini çekme
2 Bilgisayar screenshot ekran görüntüsü
3 Bilgisayar screenshot ekran resmi

root :Yaygın Kullanım root i. kök
2 Yaygın Kullanım root i. köken
3 Genel root f. eşelemek
4 Genel root f. kökleştirmek
5 Genel root f. tutturmak
6 Genel root f. kökleşmek
1 Genel extract the square root f. karekökünü almak
2 Genel get the root (of something) f. ıcığını cıcığını çıkarmak
3 Genel get to the root of the problem f. problemin köküne inmek
4 Genel get to the root of the problem f. problemin özüne inmek
5 Genel get to the root of the problem f. sorunun köküne inmek

represent :1 Yaygın Kullanım represent f. yansıtmak
2 Yaygın Kullanım represent f. temsil etmek
3 Genel represent f. tasvir etmek
4 Genel represent f. gösterimlemek
5 Genel represent f. -i oynamak
6 Genel represent f. -in ürünü olmak
7 Genel represent f. simgelemek
8 Genel represent f. vekalet etmek
1 Genel represent abroad f. yurtdışında temsil etmek
2 Genel represent his/her country in the best possible way in the international arena f. ülkesini uluslararası alanda en iyi şekilde temsil etmek
3 Genel represent oneself as f. kendini olarak tanıtmak
4 Genel represent oneself as f. kendini ... olarak tanıtmak
5 Genel represent someone f. birisini temsil etmek
VIEWERS:izleyiciler
1 Genel meet the viewers f. izleyiciyle buluşmak
2 Genel meet the viewers f. izleyici ile buluşmak
3 Siyasal minority television viewers azınlık televizyon izleyicileri
4 Medya general viewers genel izleyici kitlesi
5 Medya television viewers televizyon izleyicileri
roam:1 Yaygın Kullanım roam f. aylak aylak dolaşmak
2 Genel roam f. dolaşmak
3 Genel roam f. aylak aylak dolaşmak
4 Genel roam f. sürtmek
5 Genel roam f. gezmek
6 Genel roam f. gezinmek
2 Genel roam about f. aylak aylak dolaşmak
3 Genel roam around f. aylak aylak dolanmak
4 Genel roam around f. gezinmek
5 Genel roam around f. dolaşmak
6 Genel roam with no purpose f. amaçsızca dolanmak
7 Genel roam with no purpose f. amaçsızca dolaşmak
WİSE:bilge
1 Yaygın Kullanım wise s. bilge
2 Yaygın Kullanım wise s. bilgili
3 Yaygın Kullanım wise s. akıllı
4 Genel wise i. tarz
5 Genel wise i. yöntem
6 Genel wise i. alim
7 Genel wise i. mahir
8 Genel wise i. suret
9 Genel wise i. yol
10 Genel wise i. hikmet sahibi
straight:1 Yaygın Kullanım straight s. doğruca
2 Yaygın Kullanım straight s. düz (çizgi)
3 Yaygın Kullanım straight s. doğru
4 Yaygın Kullanım straight s. düzgün
5 Yaygın Kullanım straight s. düz
6 Yaygın Kullanım straight zf. dosdoğru
7 Genel straight i. düz hat.
1 Genel be straight f. düzgün olmak
2 Genel be straight with f. birine doğru söylemek
3 Genel become straight f. düzleşmek
4 Genel come straight out of a comic book f. çizgi romandan fırlamış gibi bir hali olmak
5 Genel depart from the straight and narrow f. yolunu şaşırmak
6 Genel depart from the straight and narrow f. yolunu sapıtmak
7 Genel depart from the straight and narrow f. yoldan çıkmak
8 Genel drink something straight f. içkiyi sek içmek
9 Genel get straight to the point f. sadede gelmek
10 Genel get straight to the point f. hemen konuya girmek
11 Genel go straight f. yolunda gitmek
12 Genel go straight f. düz gitmek
13 Genel go straight f. dümdüz gitmek
14 Genel go straight f. suç işlemeyi bırakmak
15 Genel go straight f. doğru yoldan ayrılmamak
16 Genel go straight f. ahlaklı bir şekilde yaşamak
17 Genel go straight f. düm düz ilerlemek
18 Genel go straight ahead f. dümdüz gitmek
19 Genel go straight ahead f. düz devam etmek
20 Genel go straight ahead f. dosdoğru gitmek
21 Genel go straight to voicemail f. doğrudan sesli mesaja yönlendirmek
22 Genel head straight for the top f. zirveye çıkmak
23 Genel head straight for the top f. zirveye doğru yol almak
24 Genel hold straight f. dik tutmak
25 Genel keep a straight face f. ciddi kalmak
26 Genel keep a straight face f. ciddi durmak
27 Genel keep a straight face f. duygularını açığa vurmamak
28 Genel keep a straight face f. duyguları yüzüne yansımamak
29 Genel keep to the straight and narrow f. doğru yoldan sapmamak
30 Genel keep to the straight and narrow f. doğru yoldan ayrılmamak
31 Genel lay things out straight f. olanları açıklığa kavuşturmak
32 Genel move straight f. düz gitmek
33 Genel not receive a straight answer f. net bir cevap almamak

strength:1 Yaygın Kullanım strength i. güç
2 Yaygın Kullanım strength i. kuvvet
3 Genel strength i. sertlik
4 Genel strength i. dayanım
5 Genel strength i. dayanma gücü
6 Genel strength i. sağlamlık
7 Genel strength i. etkinlik
8 Genel strength i. güçlülük
9 Genel strength i. dinçlik
10 Genel strength i. şiddet
11 Genel strength i. takat
12 Genel strength i. dayanırlık
13 Genel strength i. kuvvet
14 Genel strength i. derman
15 Genel strength i. keskinlik
16 Genel strength i. dayanıklılık

1 Yaygın Kullanım gain strength f. güçlenmek
2 Genel bring a unit up to strength f. bir grubun mevcudunu tamamlamak
3 Genel display strength f. kuvvet sergilemek
4 Genel display strength f. güç sergilemek
5 Genel draw one's strength from f. gücünü -den almak
6 Genel exercise one's strength over f. gücünü ... üzerinde kullanmak
7 Genel exert all one's strength f. kıçını yırtmak
8 Genel exert one's strength when bearing a child or defecating f. ıkınmak
9 Genel gain more strength f. gücüne güç katmak
10 Genel gain strength f. berkinmek
11 Genel gain strength f. direnç kazan
12 Genel gain strength f. güç kazanmak
13 Genel gain strength f. kuvvetlenmek
14 Genel gain strength f. kuvvet kazanmak
15 Genel gather one's strength f. gücünü toplamak
16 Genel gather one's strength f. kuvvetini toplamak
17 Genel gather strength f. toparlanmak
18 Genel gather strength f. güç toplamak
19 Genel gather strength f. güç kazanmak
20 Genel get back one's strength f. gücünü toplamak
21 Genel get back one's strength f. gücünü geri kazanmak
22 Genel get strength from someone/something f. güç almak (birinden/bir şeyden)
23 Genel go from strength to strength f. gittikçe güçlenmek
24 Genel go from strength to strength f. büyük bir başarı yakalamak
25 Genel go from strength to strength f. büyük bir başarıya imza atmak
26 Genel go from strength to strength f. gitgide güçlenmek
27 Genel have no (more) strength to stand f. dayanacak gücü kalmamak
28 Genel have no (more) strength to stand f. dayanma gücü kalmamak
29 Genel have no strength in one's muscles f. elinde ayağında dermak olmamak
30 Genel have no strength left f. hali kalmamak
31 Genel have no strength left f. sıfırı tüketmek
32 Genel have no strength left f. mecali kalmamak
33 Genel have the strength of ten tigers f. on kaplan gücünde olmak
34 Genel increase its strength f. mukavemetini arttırmak

DİDNİTY:itibar
1 Yaygın Kullanım dignity i. itibar
2 Yaygın Kullanım dignity i. haysiyet
3 Yaygın Kullanım dignity i. ağırbaşlılık
4 Genel dignity i. izzet
5 Genel dignity i. kıymet
6 Genel dignity i. vakar
7 Genel dignity i. yücelik
8 Genel dignity i. yüksek makam
1 Genel befit one's dignity f. şanına yakışmak
2 Genel die in dignity f. onurluca ölmek
3 Genel die with dignity f. onurlu bir şekilde ölmek
4 Genel life with dignity i. onurlu bir yaşam
5 Genel life with dignity i. insana yaraşır bir yaşam
6 Genel personal dignity i. haysiyet
7 Deyim beneath one's dignity itibarını zedeleyici
8 Deyim beneath one's dignity saygınlığını zedeleyici
9 Deyim beneath one's dignity gurur kırıcı
10 Deyim beneath one's dignity asaletini zedeleyici
11 Deyim beneath one's dignity onur kırıcı
12 Deyim stand on one's dignity doğruluğundan taviz vermemek
13 Deyim stand on one's dignity değerlerinden taviz vermemek
14 Deyim stand on one's dignity ağırbaşlılığını bozmamak
15 Deyim stand on one's dignity temkini elden bırakmamak
16 Konuşma i have dignity bir onurum var
17 Ticaret/Ekonomi dignity at work policy adil istihdam koşulları sağlama politikası
18 Ticaret/Ekonomi dignity of labour iş haysiyeti
19 Ticaret/Ekonomi dignity of labour iş onuru
20 Ticaret/Ekonomi human dignity insan haysiyeti
21 Hukuk human dignity insanlık onuru
22 Hukuk incompatible with human dignity insan onuruna aykırı
23 Hukuk incompatible with human dignity insan onuruyla bağdaşmayan
24 Hukuk professional dignity meslek onuru



Admin
Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 4371
Kayıt tarihi : 12/01/09
Yaş : 49

https://moral.yetkin-forum.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Sayfa başına dön

- Similar topics

 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz